M.E.V Batıkent İ.Ö.O

Milli Eğitim Vakfı Batıkent İlköğretim Okulu Forum Sitesi
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 bir küçük osmancık vardı özeti (kısa)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
chocolate girl



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 11/10/10
Yaş : 18

MesajKonu: bir küçük osmancık vardı özeti (kısa)   Perş. Ekim 21, 2010 7:29 am

arkadaşlar türkçe performans ödevinin ödevini buradan yapabilirsiniz flower lol! santa jocolor Smile Very Happy Razz


Bir Küçük Osmancık Vardı Kitap Özeti
Kitabın Adı : Bir Küçük Osmancık Vardı
Yazarı : Hasan Nail Canat

Kitabın Özeti

KONUSU: İnsan, ne kadar büyük acılarla karşılaşırsa karşı*laşsın, yine de ümidini kaybetmemelidir Kitapta, küçük ya larda kaçırılan bir çocuğun, uzun yıllardan sonra, ailesine kavuşması gayet güzel ve yalın bir şekilde anlatılmaktadır


Abdullah Bey, inşaat çivisi imal eden bir fabrikanın sahibi idi İşleri yerinde, evine bağlı bir hanımı, Osman isimli küçük bir de çocuğu vardı
Bir gün, gündüz vakti, evine postacı kılığında bir soyguncu girip, evin hanımını bayıltarak çelik kasayı açtı Para bulamayın*ca, bu sefer de, ağladığı için sesini duyduğu bebeği kaçırmaya karar verdi Çünkü eli boş dönmek istemiyordu
Abdullah Bey İş yerindeydi Çalan telefonu açınca, karşısın*daki ses, çocuğunu kaçırdığını, karısının evde baygın bir şekilde yattığını, hemen evine gitmesini ve polise haber vermemesini söyledi Şaşkın ve kararsızdı Evi aradığında telefona cevap ve*rilmemesi kuşkularını artırdı ve hemen evine koştu Hanımı peri*şan bir vaziyette ağlamaktaydı Sakinleştirmeye çalıştı
Birkaç saat endişeli bekleyişten sonra, beklediği telefon geldi Arayan aynı sesti Yarın akşam şu kadar parayı falan yere getir*mesini ve polise de haber vermemesini bir kere daha söyleyip, telefonu kapattı
Çocuğu Pendik’te yıkık bir eve götürmüşlerdi Çetenin reisi Apo isimli tipsiz bir herifti Avaresinin birinin adı Zevzek’ti Bir de İstanbul’a artist olmak İçin gelip, aradığını bulamayıp da kötü yola düşen, Romantik isimli sevgilisi vardı
Abdullah Bey’in eşi, kocasından habersiz durumu akrabaları komiser Mahmut’a bildirmişti Mahmut Bey, iki sivil polis gön*derdi Bilinen soruşturmaları yaptılar Bahçıvanın bu Abdullah Bey, inşaat çivisi imal eden bir fabrikanın sahibi i-di İşleri yerinde, evine bağlı bir hanımı, Osman isimli küçük bir de çocuğu vardı
Bir gün, gündüz vakti, evine postacı kılığında bir soyguncu girip, evin hanımını bayıltarak çelik kasayı açtı Para bulamayın*ca, bu sefer de, ağladığı için sesini duyduğu bebeği kaçırmaya karar verdi Çünkü eli boş dönmek istemiyordu
Abdullah Bey İş yerindeydi Çalan telefonu açınca, karşısın*daki ses, çocuğunu kaçırdığını, karısının evde baygın bir şekilde yattığını, hemen evine gitmesini ve polise haber vermemesini söyledi Şaşkın ve kararsızdı Evi aradığında telefona cevap ve*rilmemesi kuşkularını artırdı ve hemen evine koştu Hanımı peri*şan bir vaziyette ağlamaktaydı Sakinleştirmeye çalıştı
Birkaç saat endişeli bekleyişten sonra, beklediği telefon geldi Arayan aynı sesti Yarın akşam şu kadar parayı falan yere getir*mesini ve polise de haber vermemesini bir kere daha söyleyip, telefonu kapattı
Çocuğu Pendik’te yıkık bir eve götürmüşlerdi Çetenin reisi Apo isimli tipsiz bir herifti Avaresinin birinin adı Zevzek’ti Bir de İstanbul’a artist olmak İçin gelip, aradığını bulamayıp da kötü yola düşen, Romantik isimli sevgilisi vardı
Abdullah Bey’in eşi, kocasından habersiz durumu akrabaları komiser Mahmut’a bildirmişti Mahmut Bey, iki sivil polis gön*derdi Bilinen soruşturmaları yaptılar Bahçıvanın bu diyse de, Abdullah Bey “Senin kabahatin yok!” diyerek buna müsa*ade etmedi
Karı koca, gece gündüz çocuklarına kavuşmak İçin Allah’a dua ediyorlardı
Osman’a ne olmuştu? Tesadüfen orada durmak zorunda ka*lan bir kamyonda anası-babası Van depreminde ölmüş olan, on iki yaşmdaki muavin Garip’in ağlayan bir bebek sesi işiten hassas kulakları sayesinde, Garip ve ustası Ali tarafından bulunduğu yerden alınmış, kendisi de kimsesiz büyümüş bu çocuk tarafından altı değiştirilmiş, karnı doyurulmuştu
Ali ve Garip, yanlarında, özellikle Garip’e iyice alışmış olan Osman’la birlikte, yaklaşık on beş saat yolculuktan sonra, yaşa*dıkları Kayseri’ye varmışlardı Ali’nin Fatoş ve Nihat isimli iki küçük çocuğu vardı Hanımına Osman’ı da teslim etti İyi yürekli olan kadıncağız Osman’ı yıkadı, karnını doyurdu, temiz elbiseler giydirdi Fatoş kız Osman’ı çok sevmişti, onunla oyunlar oynadı, oyuncaklarını verdi
Ali’nin aklına, Garip ve Osman’ı yanına alarak, Kayseri’ye yakın bîr köyde çiftliği olan, ancak çocukları olmadığı için çok üzülen ve kendisine “bir çocuk bulursa evlatlık alacağım” devamlı olarak söyleyen Bünyamin Amca ile Şerife Hanım’ların evine götürmek geldi Yola çıkarak ikisini de onlara bıraktı Çocuksuz anne ve baba, birdenbire iki çocuk sahibi oldukları için çok se*vinmişlerdi Sessiz çiftlik evleri, cıvıl avıl neşe ile dolmuştu
Osman’ın anne ve babası ise aylarca normal hayata döneme*diler Annesinin saçları ağarmış, zayıflamıştı Abdullah Bey, eşini fazla üzmemek için acısını içine atmış; ama o da epeyce zayıfla*mıştı Ayşe Kadın ve oğlu Murat’ı evin içine almışlar, bahçeye bakması için Gül Dede isimli bir bahçıvan bulmuşlardı Gül Dede, ismine yakışır bir şekilde, bahçeye gül gibi bakıyordu Yanların*dan bir dakika bile ayrılmayan Abdullah Bey’in yeğeni Zarife de edebiyat fakültesini bitirmiş ve lisede

Biı gün yaşlı bir kadın gelerek, eski bahçıvanın hapisten çık*tığını \ e kansı Ayşe ile görüşmek istediğini bildirdi Ayşe, Abdul*lah Bry’Ie Fatma Hanım’ın bilgisi dahilinde gidip görüştü, koca*sına “Namusunla yaşayacağını ispatla, o zaman gelirim” der ve tekrar yaşadığı yere döner

Osmancık, çiftliğin neşesi olmuştu Adını bilmedikleri için Hüseyin koymuşlardı Garip abisi on altı, kendisi de altı yaşına gelmişti Garip ve Hüseyin onları ana baba diye çağırıyorlardı Bünyamin Ağa, sık sık Garip’i, Hüseyin’e durumu sezdirmemesi için ikaz ediyordu
Bir gün Bünyamin Ağa rahatsızlandı ve Kayseri’de hastane*ye yatırıldı Aradan bir hafta geçmişti ki, Şerife Hanım ağlaya ağlaya eve geldi Bünyamin Ağa ölmüştü Çocuklar bir kere daha babasız kalmışlardı
¦ < ¦
Köşkte hayat ister istemez tekrar normale dönmüştü Os*mancık kaybolalı ise aradan yedi yıl geçmişti Abdullah Bey ile Şerife Hanım’ın bir kızları olmuş, adını Şükran koymuşlardı Yeni çocukları onlar için büyük bir teselli kaynağı olmuştu Ancak, bu seferde Ayşe’nin kocası huzursuzluk veriyordu
Bir gün Ayşe, her tarafı morarmış bir halde geldi Islah ol*muş zannederek yanına yerleştiği kocası, üç aydır çalışmıyordu Birkaç ay önce Kemal’in trafik kazası geçirerek hastaya yattığını iddia etmiş ve bu bahaneyle para koparabileceğini ummuştu Ama Abdullah Bey’in hastaneye giderek araştırması sonucu böyle bir durumun yalan olduğu ortaya çıktı Abdullah Bey’den para istemesi için sürekli tehdit ettiği ve kullandığı Ayşe’yi ve oğlu Kemal’i bu sefer de evden kovmuştu
Onları tekrar kabul edip, kucak açtılar
Köyde ise Osmancık (Hüseyin) ilkokulu bitirmişti Çiftlik iş*leri Garip’in bütün gayreti ile çalışması sonucu devam ediyordu Ama onun da askere gitmesi sonucu, tüm işler Şerife Hanım’a ağır gelmeye başladı Aynı zamanda, köyden birisinin Hüseyin’e Şerife Hanım’ın öz annesi olmadığını söylemesi tehlikesi de her an vardı Bu nedenle taşınmaya karar verdi ve kocasının İstan*bul’daki ağabeyine mektup yazarak niyetini bildirdi Onayım alınca, ilk görüşte büyük bir şaşkınlık yaşadığı İstanbul’a, Selahattin Bey’in hemen yakınında bahçeli bir ev satın alarak yerleşti Böylece Osmancık da yeniden İstanbul’a dönmüştü

Hüseyin, amcasının kızı Şebnem ile aynı sınıfta okuyordu Şebnem ne kadar tembel ise, Hüseyin de o kadar çalışkandı Bu durum büyük bir huzursuzluk yaratıyordu Babasının sık sık Hüseyin’i örnek göstermesi, Şebnem’ın Hüseyin’i kıskanmasına ve onunla konuşmamasına yol açmıştı Babası, dersleri kötü olan kızının Hüseyin’le beraber ders çalışmasını istiyor, ancak kızı buna yanaşmıyordu
Garip askerliğini bitirip gelmişti Sık sık Hüseyin’le birlikte İstanbul’u gezmeye çıkıyorlardı Hüseyin’in şaka ile “Araba alalım, böylece sen de bizle gelirsin, ağrıyan dizlerin de yorulmaz” sözünü bile ciddiye alan Şerife Hanım, sürpriz olarak bir de taksi almıştı Bu arada Garip’i evlendirdiler Hayat böylece devam edip gidiyordu Hüseyin okulda daha da başarılı bir öğrenci oluyorken, Şebnem tembelliğe devam ediyordu Nitekim sınıfta kaldı Babası da onu okula göndermeme kararı aldı
Şebnem, bir gün Hüseyin ile yalnız görüşerek ondan bütün yaptıkları için özür dileyerek, Hüseyin’den tekrar okula gitmesi için kendisine yardımcı olmasını istedi Hüseyin, Selahattin Bey’e adeta yalvarırcasına ricada bulununca, Şebnem’in babası onu kırmadı ve kabul etti
Böylece, birlikte Eylül ayında yapılacak sınavlar için ders ça*lışmaya başladılar Nitekim Şebnem sınıfını geçti Bir daha da sınıfta kalmadı Beraber liseye yazıldılar Aynı sınıfta idiler Hü*seyin okulda herkes tarafından sevilen ve sayılan bir öğrenci idi Şebnem’e her konuda yardımcı oluyordu Hüseyin ise artık lise üçüncü sınıfta idi Üstelik edebiyat dalında, gayet başarılı hikâye*ler yazıyor, okulun duvar gazetesini çıkarıyordu


En son chocolate girl tarafından Cuma Ekim 29, 2010 3:11 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
xxxmetko4xxx



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 07/10/10

MesajKonu: Geri: bir küçük osmancık vardı özeti (kısa)   Perş. Ekim 28, 2010 7:31 am

sümeyye yaz biz ordan alalım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
chocolate girl



Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 11/10/10
Yaş : 18

MesajKonu: Geri: bir küçük osmancık vardı özeti (kısa)   Cuma Ekim 29, 2010 3:12 pm

arkadaşlar gönderdim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: bir küçük osmancık vardı özeti (kısa)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
bir küçük osmancık vardı özeti (kısa)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Denklem Kurma ve Problem Çözümü

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
M.E.V Batıkent İ.Ö.O :: SINIFLARIMIZ :: 6. Sınıflar :: C Şubesi-
Buraya geçin: